HATAY'ın İskenderun İlçesi'nde görev yapan Anadolu Episkoposluğu ve Havarisel Vekilli Luigi Padovese, bugün evinde uğradığı bıçaklı saldırıda öldü.
Anadolu ve Suriye'deki Katolik kiliselerinden sorumlu olduğu belirtilen Luigi Padovese'in, Murat adındaki şoförünün bıçaklı saldırısına uğradığı ve ağır yaralı kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtildi.
ZANLI SUÇ ALETİYLE YAKALANDI
Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, Anadolu Kiliseleri Episkoposu Luigi Padovese'yi bıçaklayarak öldüren zanlının suç aletiyle yakalandığını bildirdi.
Lekesiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, konunun kendisine intikal etmesinin ardından yaptığı araştırmada, hastaneye kaldırılırken hayatını kaybeden Padovese'yi öldürdüğü iddia edilen zanlı Murat A'nın gözaltına alındığını söyledi. Vali Lekesiz, zanlı Murat A'nın Padovese'nin yaklaşık 4,5 yıldır şoförlüğünü yaptığının belirlendiğini ifade etti.
Olayı kapsamlı olarak araştırdıklarını kaydeden Lekesiz, şöyle konuştu:
"Padovese'yi bölgemizde bulunduğu için yakın tanıyoruz. Ölümü hepimizi üzdü. Zanlı suç aletiyle yakalandı. İlk araştırmaya göre konunun siyasi bir tarafı yok. 4,5 yıldır Padovese'nin şoförlüğünü yapan zanlının psikolojik sorunları olduğunu ve tedavi gördüğünü öğrendik. Padovese'nin öldürülmesi kişisel bir olay gibi görünüyor. Olayı detaylı bir şekilde araştırıyoruz."
BABA- EVLAT GİBİ GÖRÜNÜYORLARDI
İskenderun Ermeni Cemaati Vakfı İkinci Başkanı Mihail Tabaş da cinayet şüphelisi Murat Altun ile Luigi Padovese'nin baba ile evlat gibi göründüğünü ancak Altun'un psikolojik sorunları olduğunu ve bir aydır tedavi gördüğünü söyledi.
Luigi Padovese'nin insan ayrımı yapmayan, herkese yardım etmeyi seven bir kişi olduğunu belirten Tabaş, şunları söyledi:
"Sorunun ne olduğunu bilmiyoruz, bir baba evlat gibi görünmekteydiler. Murat'ı nereye giderse gitsin, Türkiye içinde veya Türkiye dışında mutlaka yanında götürürdü. Kendi kasasını ona teslim eder, yemeğini bölüşürdü. Sorunları olduğunu biliyordum ama bunun ne olduğunu bilmiyorum. Murat, bir aydır tedavi görüyordu, tedavi masraflarını bile Luigi Padovese karşılamıştır. Bugün Luigi Padovese yazlığa gitmek istemiş. Murat önce gitmek istememiş. Ne olmuş bilmiyorum, sonra birlikte yazlığa gitmişler. Bir koyun gibi yerde boğazı kesilmiş, bıçak darbeleriyle öldürülmüş. Başımız sağ olsun söylenecek bir şey yok."
-TERÖRİST SALDIRIYI KINAMIŞTI-
Padovese, Süryani Katolik Kilisesi'nde iki gün önce düzenlenen ilk ayindeki konuşmasında, İskenderun'daki 6 askerin şehit edildiği terör saldırısını kınamış, askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına da sabır dilemişti.
Anadolu Kiliseleri Episkoposu Luigi Padovese İskenderun'un, farklı dinlerin bir arada yaşadığı, farklı kültürlerin beşiği olduğunu vurgulayarak, "Süryani kilisesinin açılması anayasa ve devletin inanç özgürlüğüne verdiği önemin göstergesidir" diye konuşmuştu.
Türkiye'nin tanıtımını yaptı
LUİGİ Padoseve, 31 Mart 1947'de İtalya'nın Milano kentinde dünyaya geldi. 31 Ekim 1964'de Lombardia Bölgesel Kapüsen Rahiplerine katıldı. 16 Haziran 1973'de rahip oldu. 1975'de Papalık Gregoriana Üniversitesi'nde İlahiyat eğitimi tamamladı. Papalık Anatonianum Yüksek Okulu'nda ve Papalık Gregoriana Üniversitesi'nde profesörlük yaptı.
Vatikan'a bağlı Doğu Kiliseleri Bakanlığı'nın temsilcisiydi ve 6 yabancı dil biliyordu. 20 yılı aşkın bir süre inanç turizmi için çalıştı. Aziz Pavlus ve Aziz Yuhanna hakkında sempozyumlar organize ederek bu bölgelere sayısız profesör, araştırmacı ve Türkiye'nin tarihsel zenginliğine ilgi duyan kişilerin bölgeye gelmesini sağladı. Sempozyumlar organize etti. Kültürel bir kurum olan Eteria ile birlikte Büyük Türkiye Rehberi çıkarttı.
ANADOLU EPİSKOPOSLUĞU
Anadolu Havarisel Vekilliği on yıl önce kuruldu, büyüklük olarak Türkiye’nin yarısından fazlasını (480.000 Km2), Akdeniz’den Karadeniz’e, Ankara’dan Irak sınırına kadar olan alana sahiptir.
Burası yalnızca tarihsel açıdan çok önemli bir yer teşkil etmemektedir aynı zamanda dinsel tarih açısında da çok önemli bir yerdir. Hititlilerin beşiği, Firigia ve Mesopotamya Milletleri, Farslı, Bizanslı, Romalı, Osmanlı ve Türk Kültürlerinin geliştiği mekandır. Bu bölgenin az bilinen ama çok önemli olan dinsel yüzü, özellikle İslam ve Hıristiyan ilişkilerine bakıldığında önemli din merkezlerini ağırlamaktadır. Aralarında hatırlanmaya değer olan bazıları şunlardır:
- Konya, fakirliği seven Aziz Fransua ile aynı devrede yaşamış Filozof ve Şair Mevlana’nın memleketidir:
- Antakya İsa’nın öğrencilerine ilk olarak "Hıristiyan" adının verildiği yerdir;
-Tarsus Aziz Pavlus’un memleketidir;
- Kapadokya Rahipliğin beşiği olmuştur;
-Eski Suriye diye anılan Edessa (Urfa), Nisibi (Nizip) ve Tur Abdin;
- Pisidya Antakya’sı;
- Ankara Aziz Pavlus bu şehrin halkına, Galatalılara bu günkü Hıristiyanlar içinde geçerli olan ateşli bir mektup yazmıştır.
Bu eski büyüklüğe sahip ve Petrus, Pavlus, Barnabas, Tomas... gibilerinin ilk Havarisel gezilerinden ortaya çıkmış olan bu Hıristiyan yerleşim merkezinden bugün geriye yalnızca bir kaç cemaat kalmıştır, başlıcaları da İskenderun, Antakya, Adana, Mersin, Samsun ve Trabzon’dur.
Birkaç bin imanlıdan oluşan Hıristiyan cemaati yedi Peder, dört Rahip, yedi Rahibe, iki adanmış ve yerel Kilisenin hizmetinde bulunan birkaç laik çalışan tarafından idare edilmektedir.